kalkandere

İshak Güven Güvelioğlu

Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethinden sekiz sene sonra 1461 yılında, merkezi Trabzon olan ve Karadeniz sahili boyunca Batum’a kadar uzanan Rum krallığı üzerine yapılan sefer ile Rize ve çevresi de Osmanlı topraklarına katılmıştır. Bu tarihten 25 sene sonra, 1486 tutulmaya başlanmış Osmanlı Tapu Tahrir Defterleri’nin incelenmesiyle bölgemizin tarihi ortaya çıkarılmaktadır. Bölgemize dair en eski Osmanlı belgesi olan 1486 yılına ait Tahrir Defteri’nden anlaşıldığına göre o tarihte Rize, Trabzon Sancağı’nın bir kazası haline getirilmiştir. Yine aynı defterden anlaşıldığına göre o tarihte Karadere (Kalkandere) adıyla bir yerleşim yeri mevcut değildir.  Fakat Bugünkü Kalkandere ilçesi dâhilinde bulunan bazı köyler, Rize’nin köyü olarak kayıtlara geçirilmiştir ki bu defterde yer alan tek Kalkandere köyü Tonik (Kızıltoprak)’tir. 1515 yılına ait diğer bir Tahrir Defteri’nde yine Tonik köyünün kaydı bulunmaktadır. 1530 yılına gelindiğinde ise kayıtlara geçmiş köylerimizin sayısı artmıştır. Bu yıla ait defterde Tonik’le birlikte Pasalet köyü de kaydedilmiştir. Pasalet karyesi olarak kayıtlara geçen bu alanda 8 mahalle bulunmaktadır. İncelenen mahalle adlarından anlaşıldığına göre Seftar’dan, Patir ve Sivane’ye kadar bugün Kalkandere ilçesini oluşturan coğrafya’nın tümünü kapsadığı görülmektedir. Bu kayıtlardan Pasalet (Aksu mahallesi)’in Kalkandere’nin en eski merkezi olduğu anlaşılmaktadır. Osmanlı döneminde çok düzenli tutulan kayıtlardan bölgede yaşayan insanların isimleri, köylerde üretilen tarla mahsulleri, değirmenler ve buralardan alınacak vergi miktarları tespit edilebilmektedir.

kalkandere

Bölgemize dair bilgi veren bir diğer arşiv belgesi de 1682 yılında tutulmuş, yine bir çeşit vergi defteri olan Avarız Defteri’dir. Bu defterde de Karadere adıyla bir yerleşim yeri mevcut değildir fakat bugün mevcut olan Kalkandere köylerinin birçoğu Rize’ye bağlı Pasalet’in yerleşim yerleri olarak kayıtlara geçmiştir. Bu defterde tespit edilen köylerimiz ve avarız haneleri şöyledir. Vandri ve Taserik 32, Patir ve Dizmanoğlu mahallesi 23, Maşer ve Katsali 8, Valarid (Aşağı Silyan)12, Silyan 24, Sivane ve Pangal mahallesi 20, Tivranos 10, İnci 16, Taserik 12, Arev 10, Seftar ve Çeler 10, Tulun ve Tonik 24, Pasalet ve Komis mahallesi 42, Andra 16 hane. Her avarız hanesinin 20 nüfusa karşılık geldiği dikkate alınırsa o dönemde Kalkandere bölgesinde 5.180 nüfus yaşadığı anlaşılır. Bu Avarız defterinden anlaşıldığına göre İkizdere bölgesinin merkezi olan Kafkame ve Kafkame’ye bağlı olan Homeze, Manle, Mize, Vane, Kolav, Velkü, Mezre Bilakurim adlı yerleşim yerleri de Pasalete bağlı bulunmaktaydı. Bütün avarız hanelerinin isimleri tek tek yazıldığından bu defterin bize verdiği en önemli bilgilerden biri, o tarihte Kalkandere köylerinde Müslüman olmayan bir tek kişinin bile bulunmadığının görülmesidir. Bunun en önemli sebebi fetihten sonra Rumeli’den getirilen Boşnaklar, Sivas ve Giresun üzerinden gelen Çepni Türkleri ile bölgenin İslamlaşması sağlanmaya başlaması, yine İran’daki Safavî hükümdarı Şah İsmail’in Sünnî Akkoyunlu Devleti’ne saldırması ile Erzurum-Tebriz tarafından gelen Akkoyunlu Türklerinin bölgemize yerleşmesi olmuştur. O dönemde o kadar kalabalık Akkoyunlu Türkmeni, Rize ve Trabzon bölgesine yerleşmiştir ki onların lehçesi bugün bile Rize ve Trabzon’da halen yaşamaktadır. Bölgemizde “ke” sesi “ç” ve “ge” sesi “c” biçiminde (Çatip/Kâtip, Coz/Göz, Cemi/Gemi, Çitap/Kitap, Çel/Kel sözlerindeki gibi) söylenmektedir. Bu lehçe Tebriz Türkçesiyle aynı olup bölgeye yerleşen Akkoyunlu Türklerinin hatırasıdır.

kalkandere

Osmanlı kayıtlarında Karadere adına ilk defa 5 Aralık 1821 tarihli bir belgede rastlanmaktadır. Bu tarihte Karadere’nin, Rize’ye bağlı bir nahiye olduğu görülmektedir.

1835 yılında yapılan ve sadece erkeklerin kaydedildiği ilk nüfus sayımına göre Karadere’nin merkezi Vandri (Çağlayan) köyüdür. Bu tarihte kayıtlara geçmiş Karadere köyleri ve erkek nüfus sayıları şöyledir. Karadere Vandri 211, Patir ve Uruplu 185, Apancene 119, Kapnes 100, Tulun 39, Maşer 160, Tohli 136, Tonik 76, Tivranoz 79, Arev 54, İnci Taserik 167, Sivane 95, Pasalet 221, Seftar 302, Silyan 215, Andra Taserik 158. Toplam 2.317 olduğu görülen erkek nüfusa bir o kadar da kadın nüfus ilave edilirse toplam nüfusun 4.634 olduğu anlaşılır. 1915 yılına gelindiğinde Karadere’nin nüfusu 9.454’e çıkmıştır.

Görsel 1. 1847 yılında Karadere Köyleri ve Nüfuslarını gösteren belge.

1847 yılına ait bir arşiv belgesinde ise bölgenin merkezi Patir köyü görülmekte ve köylerin hane sayıları verilmektedir. Buna göre Karadere köylerindeki hane sayıları şöyledir. Patir (merkez) 60, Vandri 49, Apancene 37, Kapnes 27, Tulun 17, Maşer 39, Tohli 47, Tonik 22, Tivranoz 21, Arev 19, İnci 28, Taserik 18, Sivane 29, Pasalet 69, Seftar 90, Silyan 58, Andra 52. Buna göre 1847 yılında Karadere’de 682 hane bulunmaktaydı. 1915 yılına gelindiğinde ise hanelerin sayısı 2.363’a yükselmiştir.

kalkandere

Osmanlı döneminde Karadere’nin hemen hemen her köyünde en az bir hayır vakfı kurulup tescil edilmiştir. Yöredeki medrese, cami ve mescitler için kurulan bu vakıfların tarihleri 1872-1914 arasında değişmektedir. Vakıfların kurucuları da Toğli köyünden Turaboğlu Hacı Süleyman, Vandri (Çağlayan) köyünden Hacıoğlu Hasan Efendi, Tulun (Taşçılar) köyünden İslâmoğlu Hafız Yusuf Efendi, Silyan (Yokuşlu) köyünden Hoçazoğlu İsmail, Taserik (Dilsizdağı) köyünden Durmuşoğlu İbrahim, İnci köyünden Keşkinoğlu Dursun Efendi, Maşer (Dülgerli) köyü Kaçal Mahallesi’nden Kalpakoğlu Kasım, Hacıbekiroğlu Bilal ve Fettahoğlu Molla Hüseyin, Apancene köyü Sinoko (Yeşilköy) mahallesinden Silyanoğlu Yahya Efendi, Apancene köyünden Hacıosmanoğlu Hafız Hasan Efendi, Sivane (Hüseyinhoca) köyünden Karaibrahimoğlu Ali Efendi, Sivane (Hüseyinhoca) köyünden Sarıhasanoğlu Ahmed Efendi, Andra (Hurmalık) köyünden Küsküoğlu Mehmed bin Süleyman ve Küsküoğlu Mehmed bin Osman, Andra (Hurmalık) köyünden Küsküoğlu Süleyman Efendi’dir.

Görsel 2. Trabzon Valisi Sırrı Paşa tarafından hazırlanan listeye göre 1880 yılında Karadere ağaları

13 Eylül 1880 tarihinde Trabzon Valisi Sırrı Paşa tarafından hazırlanıp Hükümet merkezine gönderilen Doğu Karadeniz Bölgesinin nüfuzlu ve önde gelen 236 mümtaz kişisi arasında 7 Karadereli bulunmaktadır. Bu kişiler;

Seymenzade Tahir Ağa, Kalpakoğlu Hacı Hüseyin Ağa, Körünoğlu Osman Ağa, Kansızoğlu Hurşid Ağa, Kukuloğlu Hüseyin Ağa, Müderris Hüseyin Efendi ve Likevanoğlu Hacı Mustafa Ağa’dır.

kalkandere

Karadere nahiyesinin sosyal durumunu etkileyen en önemli gelişme 1869 yılında İstanbul’da tahsilini tamamlayıp memleketine gelen Hüseyin Efendi’nin Karadere nahiye merkezinde bir medrese kurmuş olmasıdır. Rize’de kurulan 40 civarındaki medreseden en büyüğü ve eğitim bakımından en kalitelisi olduğu için Of’tan Hemşin’e kadar birçok öğrenci eğitimini burada yapmıştır.

Karadereliler, Balkan Savaşları, Yemen isyanları, Birinci Dünya Savaşı’nın Çanakkale ve Erzurum cephesi, Kurtuluş Savaşı yıllarında çok sayıda şehit vermiştir. Öyle ki bu dönemde bölgemizden şehit vermemiş ev yok gibidir. Bazan bir babanın 2 veya 3 oğlu dahi cepheye gidip geri dönemediği olmuştur. Bu şehitlerin birçokları kayıtlara bile geçmemiştir. Şehit veya cephe kaybı olarak kayıtlara geçen Karaderelilerin sayısı 310 kişidir. Kayıtlara geçmemiş olanlar da hesaba katılırsa bu sayının en az iki katına çıkacağı bilinmektedir. Cephe’de şehit olup geri dönemeyenler olduğu gibi sayıları çok az olmakla birlikte gazi olup dönen Karadereliler de olmuştur. Bunlardan bizim tespit ettiklerimiz şöyledir. Medrese mahallesinden Eyüpoğlu Abdullah, Soğuksu Mahallesinden Velioğlu Kara Mustafa, Kamburoğlu Şevki, Kuruköy mahallesinden Çolakoğlu Kekeme Hüseyin ve Çolakoğlu Sarı Ali, Hüseyinhoca köyünden Ruşen Efendi, Ahmed Güven, Karaibrahimoğlu Halil ve Ustaahmetoğlu Kadir.

Kalkandere 1972Kalkandere 1988

1913 yılında Karadere nahiyesinin 25 köyü bulunmaktaydı. Günümüzde bu köylerden altısı Kalkandere sınırları dışında kalmıştır. O yıl Harbiye Nazırı (Savunma Bakanı) Enver Paşa memleketteki köy-mahalle adlarının Türkçeleştirilmesini emredince Karadere nahiyesinin köy adları da tespit edilen yeni adlar ile değiştirilmiştir. Yeni adlar verilirken o yerin bir takım özelliklerinin dikkate alınarak adlandırmalar yapıldığı görülmektedir. Bugün aynen kullanılan bu adlar ile adların veriliş sebepleri şöyledir.

cheap valacyclovir Cheap Vermox

methotrexate online

Eski İsim Yeni İsim İsmin Veriliş Sebebi
İncu İnci İnci’ye tebdil edilmiştir.
Patir Ormanlı Orman ve meşesiyle meşhurdur
Sivarne Hüseyinhoca Ulemâ-i meşhuredendir
Vandri Çağlayan Metreden ziyade çağlayanı ile meşhurdur
Tohli Medrese  Liva’da bulunan en büyük medresesi ile maruftur
Silyan-i Ayanos Çayırlı Köyde meşhur bir mevkiin ismidir
Maşer Dülger Ahalisinin kısm-ı âzamı Dülgerlik sanatıyla meşgul olmak münasebetiyle
Taserik Dilsizdağı  Köyde bu namdaki dağı meşhurdur
Tulun Taşçılar Ahalisinin kısm-ı âzamı taşçılık sanatıyla meşhurdur
Pasalet Tatlısu Köyde bulunan meşhur bir suyun ismidir
Kapnes Dağaltı Köyün mevkiinin dağ altı bulunmasıyla maruftur
Çeler Kuruköy Bu köy susuzluğu ile meşhurdur
Tonik Kızıltoprak Toprağından
Andra Kayabaşı Etraf ve köyce meşhur bir mevkiin ismidir
Apancene Fındıklı Fındığının iyiliği ile meşhurdur
Tivranoz Geçitli Köyün meşhur bir mevkiinin ismidir
Silyân-ı ahya Yokuşlu Köyün mevkii yokuş olmak münasebetiyle
Seftar Yolbaşı Köyde meşhur bir yerin ismidir
Arev Yumurtatepe Köyde meşhur bir tepenin ismidir

kalkandere

Yukarıda işaret edildiği gibi Osmanlı döneminde ve Cumhuriyetin ilk yıllarına kadar Çukurlu, Kirazdağı, Maltepe, Selimiye, Beştepe ve Kendirli köyleri Karadere nahiyesine bağlı bulunmaktaydı. Günümüzde bu köylerden Çukurlu, Kirazdağı ve Maltepe köyleri Derepazarı ilçesine, Selimiye, Beştepe ve Kendirli köyleri de Rize merkeze bağlanmıştır.

Karadere nahiyesinde 1952 yılında belediye kurulması için çalışmalar yapılmaya başlanmış ve Tatlısu, Kuruköy, Kızıltoprak, Dağdibi ve Taşçilar köylerinin mahalleye çevrilmesi, merkezi Medrese mahallesi olmak üzere Karadere Belediyesi kurulması kararlaştırılmıştır. 27 Aralık 1952 tarihinde Cumhurbaşkanı Celal Bayar tarafından imzalanan karar ile Karadere Belediyesi resmiyet kazanmıştır.

1821 yılından 1958 yılına kadar 137 sene nahiye olarak yönetilen Karadere, o yıl yapılan yeni düzenleme ile ilçe statüsüne yükseltilmiş ve kalkınması temennisiyle de adı Kalkandere’ye çevrilmiştir.

Günümüzde Kalkandere ilçesinin 12 mahallesi ve 22 köyü vardır. Ayrıca Yolbaşı Belediyesi dâhilinde de 6 mahalle mevcuttur.

Görsel 5. Kalkandere Belediyesi’nin kuruluş belgesi

Kaynaklar:

Başbakanlık Osmanlı Arşivi, MAD.828; TTD, 52; TTD.228; TTD.387; K.Kepeci, 2697 s.51-58; MAD.7958; NFS.d.1143; NFS.d.1144; NFS.d.1162, s.2; DH.İD.97-2/25; DH.İ.UM.48/18; DH.EUM.KLU.10/50; HAT.22565;

Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi, 30-0-011-001-000-235-37-18.

Son Teşkilât-ı Mülkiyede Köylerimizin Adları, Türkiye Cumhuriyeti Dâhiliye Vekâleti, Hilâl matbaası, İstanbul 1928, s.617.

Dr. Turgut Günay, Rize İli Ağızları : (İnceleme – Metinler – Sözlük). Kültür Bakanlığı Millî Folklor Araştırma Dairesi, Ankara 1978, s.21, 27.

Osman Coşkun, Kayıtlara Göre Rize Sülaleleri ve Seferberlik Şehitleri, İstanbul 2012.

İshak Güven Güvelioğlu, Bir Köy Monografisi Rize-Kalkandere Hüseyinhoca Köyü, Kaknüs Yayınevi, İstanbul 2007.

Leave a reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *