Diğer üreticiler gibi Türkiye de son yıllarda tanınan yeni bir meyve türüdür.Akdeniz ülkelerinde üretimi son 20-25 yılda çok hızlı bir gelişme göstermiştir.Yurdumuzda ise 10 yıl öncesine dayanan denemeler sonucu bir çok yörede kolaylıkla yetiştirebileceği ortaya çıkmıştır.KİVİ (Actinidia) kışın yaprağını döken sarılıcı bir asma türüdür. Olgunlaştığında bile meyve eti yeşil renkli, Vitaminince çok ve minerallerce zengin düşük kalorilidir.Bu yüzden ‘Sağlık Meyvesi’ ve ‘En İyi Meyve’ tanımlamalarıda yapılır. Kivi nerede ve Nasıl Yetiştirilir? Kış soğukları en düşük -13 C derecede, yapraklı dönemde(NİSAN – KASIM) hava ortalama oransal nemi en az ` olan, sürekli sert,kuru rüzgar almayan yörelerin kireçsiz, süzük derin topraklarında (Şeftali Toprağı) yetiştirilebilir.Kivi asmaları direk ve tellerle oluşan destek sistemine göre terbiye edilir. Dekara 60-70 adet bitki dikilir. Fidan dikimi yöre ve fidan özelliğine göre Kasım-Mayıs ayları arasında yapılır. Asmalara ilk iki yıl şekil sonraki yıllar set verim budaması uygulanır. Kivinin Yararları Nelerdir? -Nefes açıcı, Öksürük sökücü. -Kanı sulandırır kalp krizini önler. -Bağışıklık sistemini kuvvetlendirir. -Prostat – Akciğer ve Kolon kanserine iyi gelir. -Kolesterol düşürücü. -Kansızlığı giderici. -Stres azaltıcı. -Şekeri buy topamax düşürür. -Görme gücünü iyileştirir. -Çocuklarda Kemik Gelişimini sağlar. -Yaşlılarda Kemik Erimesini önler.

 

Kivi Ve Kivi buy generic Valtrex Yetiştiriciliği

Kivi sarılıcı-tırmanıcı yaprağını döken bir ılıman iklim meyve türüdür.Anavatanı Çin’dir.20. yy başlarında Yeni Zelanda’ya götürerek kültüre alınmıştır.
Özellikle 1970 li yıllardan itibaren diğer ülkelerde de yetiştirilmeye başlanmıştır.

KİVİ

Kivi sarılıcı-tırmanıcı yaprağını döken bir ılıman iklim meyve türüdür.Anavatanı Çin’dir.20. yy başlarında Yeni Zelanda’ya götürerek kültüre alınmıştır. Özellikle 1970 li yıllardan itibaren diğer ülkelerde de yetiştirilmeye başlanmıştır.Ülkemizin değişik bölgelerinde 1990 lı yıllardan itibaren kivi üretimi amacıyla adaptasyon çalışmaları başlamıştır.Son yıllarda kivi yetiştiriciliğinde önemli ilerlemeler sağlanmıştır. Özellikle geçimini çaydan sağlayan Doğu Karadeniz insanı çayda yaşanan sıkıntılardan dolayı alternatif ürün arayışına girmiş ve kivi üretimine başlamıştır. Kivi bahçelerinden beklenilenin üzerinde verim alınması ve çaya oranla daha fazla gelir getirmesi nedeniyle fidan dikimleri hızlanmıştır.

Kivi fidanları dikimden itibaren üç yıl içinde meyve vermeye başlamaktadır. Yıllar itibariyle üretim durumuna baktığımızda 1994 yılında kivi üretimimiz 7 ton, 1995 yılında 72 ton, 1996 yılında 85 ton, 1997 yılında da 190 ton olarak gerçekleşmiştir. 1998 yılında ise kivi üretimi % 268 artarak 700 ton olmuştur. 1999 yılında üretim artarak 840 ton olmuş 2000 yılında ise üretimin 1400 ton olduğu tahmin edilmektedir. Önceki yıllara nazaran tüketiminde oldukça artmıştır.

Kivi bahçelerinin bakımı kolay olmakla birlikte, bakım işlemlerinin aksatılmadan yapılması gerekmektedir.Kivinin hasat sırasında mutlaka ambalaj kutularına yerleştirilmesi gerekmektedir

 

KÖK

Kivi çok sayıda etli köklere sahiptir. Kazık kök olmaması saçak köklere sahip olması nedeniyle, toprağın üst katmanın ilk 40cm bölümünde yer almaktadır. Topraktaki aşırı neme, suya oldukça duyarlıdır.Ph’nın 5,5 -7,5 olması gerekir. Doğu Karadeniz Bölgesi yeterince nemli olması her mevsim yağışlı ve Rize ilinin ve çevresinin ph’nın 4,5/ 5,5 olması da yetişmesi için uyun ortamı hazırlar.Bölgemiz yağışlı olmasına karşın yaz aylarında bazı günlerin kurak geçmesi kivi ağaçlarının yeteri kadar su ihtiyacını karşılayamamasına sebebiyet verir.Buda meyve üretiminde düşüşlere yol açar. Bu itibarla kurak günlerde sulanma yapılması gerekir.

Çaylıkların arasındaki kivi fidanları topraktaki besinleri çayla paylaşmak zorunda kalır.Buda verimin düşmesine sebebiyet verir. Halkımızın kivi fidanlarını dikmeden önce çayları kökünden söküp yabancı otlardan ayıklaması ondan sora dikmesi tavsiyemizdir.Çaya dökülen gübrelerin toprağın yapısını bozduğunu unutmamak gerekir.Bu yüzden elimizden geldiğince ahır gübresiyle toprağı besleyerek, toprağın yapısını düzeltmeliyiz.

GÖVDE

Dikimi yeni yapılmış kivi fidanları zayıf ve kırılıcı bir yapı taşırlar. Aynı zamanda asma gibi sarılıcı özelliğe de sahiptirler.Bu noktalar göze alındığında ağacın gelişimi sırasında muhakkak bir destek vasıtasıyla desteklenmesi gerekir.Eğer bitki kendi halinde bırakılırsa toplu çalı şeklinde gelişme gösterir.İyi verim almak için bitkiyi iyi terbiye etmek gerekir. Dikimden itibaren budamaları zamanında yapılmalıdır. Yoksa gelişi güzel büyüdüğü zaman istediğimiz gibi şekil vermekte zorlanırız.İstediğimiz verimi alamadığımız gibi görünümü de istediğimiz gibi olmaz.

DALLAR

Genç dallar, sürgün uçları parlak kırmız tüylerle kaplıdır. Dallar her yıl budama yapılarak yenilenir. Dallar yere paralel büyüdüğünden karşılıklı gerilmiş sağlam desteklere ihtiyaç duyarlar. Bunu da direkler arasına çekilen teller vasıtasıyla sağlarız.

TOMURCUK

Kivide tomurcuklar yaprak koltuklarında bulunur. Büyümeye başladıklarında uçlarında beyaz girimsi tüyler belirir. Yıllık sürgünlerde genellikle ilk altı gözden ürün alınmaktadır.Yeteri kadar su ihtiyacını karşılayamaması ve fazla rüzgar tomurcukları olumsuz yönde etkiler.

YAPRAKLAR

Olgun yapraklar yaklaşık olarak 20cm çaplı ,kalp şeklinde üst yüzeyi parlak yeşil, alt yüzeyi grimsi tüylüdür.Yaprak kenarları dişli olup, sap oldukça uzundur.

ÇİÇEKLER

Yeni sürgünlerin, yaprak koltuklarında tek tek veya salkım şeklinde görülebilmektedir.Genellikle dişi çiçekler tek tek, erkek çiçekler ise üçlü gruplar halinde bulunmaktadır.Çiçekler ilk görüldüklerinde beyaz, daha sonra kirli krem rengini alırlar.Erkek ve dişi bitkiler ayrı ayrıdır.Bundan dolayı bahçe tesis edilirken; ortalama yedi dişi bitkiye, bir erkek bitki sağlanarak dikim yapılmalıdır Aksi halde tozlaşma olmayacağından, döllenme gerçekleşmez ve ürün alınamaz.Kivi bahçesine arı kovanları yerleştirilmesi de tavsiye edilmektedir.Çünkü arılar, tozlaşmada önemli rol almaktadırlar.Buda ürün almada olumlu yönde etki etmektedir.

MEYVE

Meyve, çeşide bağlı olarak yuvarlak,oval veya uzun olabilir.Çeşit ve beslenme göz önünde tutulursa meyve ağırlığı, 40-150gr arsındadır.Meyvenin dış rengi yeşilimsi kahverengi, üzeri çok sayıda yumuşak tüylerle kaplıdır.Meyve eti zümrüt yeşili olup, olgun meyvede yumuşak sulu ve ferahlatıcı aromalı tada sahiptir.Meyve içinde çok sayıda, küçük kahve renkli tohumlar bulunur. Dalından ilk koparıldığında hemen tüketilemez,belli bir müddetin geçmesi gerekmektedir.C vitamini çok yüksek bir meyvedir.C vitaminince yüksek olarak kabul ettiğimiz portakalda C vitamini 49mg iken, kivide bu rakam 140mg’a kadar çıkmaktadır.Diğer meyvelerdeki C vitamini değerleri, kıyas yapılmayacak kadar küçüktür. Halk arasında kivinin, yedi meyvenin tadını barındırdığı söylenmektedir.

MEYVE ÇEŞİTLERİ:

Kivi bitkisinde erkek ve dişi çiçekler ayrı ayrı bitkilerde bulunduğu için yabancı tozlaşma yoluyla döllenirler.Bundan dolayı kivi bitkisi çok geniş türlere sahiptir.Tohumdan üreyen her bitki ise ayrı bir özellik taşır.Bu özellikleri fark eden Yenizellanda’lı fidancılar, çeşitli tohumları kullanarak yeni ve kaliteli fidanlar oluşturmuşlardır.Bruno H.Just ve Hywart R.Wright bu fidancılardandır. Fakat bu isimler önceleri kivi bitkilerine verilmemiş daha sonra yapılan çalışmalar neticesinde, ticari üretim bakımından gelecek vadeden tipler isimlendirilmiştir.Abbot, Allison, Bruno, Haywart ve Monty bu isimlendirilen çeşitler arasındadır.Bu çeşitler aynı zamanda dişi bitkilerdir.Bunlardan Haywart, son yıllarda en yoğun yetiştirilen çeşit olmuştur.

Meyve çeşitleri iki ana gurupta ele alınır.

Dişi Çeşitler:

 

A)Haywart:
Yenizellanda da fidancı Haywart R. Wright tarafından seçildiği için bu ad verilmiştir.Bu çeşit iri, oval meyve şekliyle tanınır.Dünyada en çok rağbet gören çeşittir.Oldukça geç çiçek açar.Rize bölgesinde genel olarak Mayıs sonu Haziran başında çiçekler görülür.Meyveleri iri ( 80-100gr ) ve ovaldir.Kabuk yeşilimsi-kahverengi ve sık ince tüylerle kaplıdır.Meyve eti parlak yeşildir.Asmalar diğer çeşitlere nazaran daha zayıftır.Ekim ayı sonu ve Kasım ayı başlarında meyveler hasat etme olgunluğuna ulaşırlar.Uzun süre depolanma özelliğine sahiptirler.

Doğu Karadeniz Bölgesinde yapılacak olan kivi yetiriciliğinde Hawyart fidanları kullanılması gerekir. Yapılan çalışmaların Bölgemiz için en uygun olan çeşidin bu olduğu ve verimin en fazla bu çeşitten alındığı bilinmektedir.

B)BURANO;
Bruno Jast tarafından 1920 lerde Yeni Zellanda seçilmiştir. Bu sebeple bu isimi almıştır.Meyvelerinin ortalama ağırlığı 65-75 gr. civarındadır. Meyve kesiti yuvarlak olup et rengi yeşildir. Kabuk koyu kahverengi; ve sık tüylüdür. Haywart önce çiçek açar oldukça verimlidir.
Tohumla fidan üretimine Bruno tavsiye edilmektedir.

C)ALLİSON:

Çiçeklenmesi Hawyart’dan hemen sonra olur. Meyvenin ortalama ağırlığı 70-80 gr. dır.Kabuk kahverengi tüylü olup meyve eti yeşil renklidir. Bitkinin kendisi kuvveti ve verimlidir.

D)ABBOTT:

En erken çiçeklenen kivi çeşididir.Meyveleri orta irilikte elips şeklinde sık tüylüdür.Allisonla aynı bitkiden türetildiği sanılmaktadır.Çok verimli bir çeşit olup meyve eti yeşil renklidir. Meyvenin ağırlığı 70-80 gr. civarındadır.
E)MONTY: Meyveler orta irilikte olup elips veya yuvarlak şekildedir. Meyve orta irilikte 60-70gr. kadardır.Meyve kabuğu kahverengi meyve eti sarımsı parlak yeşil renklidir. Hawyart tan önce çiçeklenir ve çok verimli bir çeşittir.

 

Erkek Çeşitleri

A)MATUA:

Çiçeklenmesi en erken ve çiçeklenme süresi en uzun olan çeşittir. Bol miktarda çiçek açıp yeteri kadar polen vermektedir. Dünyanın çoğu yerlerinde tozlayıcı olarak bu çeşit kullanılmaktadır. Çiçekleri beyaz kendisi oldukça güçlü gelişir. Bir çiçek salkımında 1-5 arası çiçek bulunur.

B)TOMOURI:Çiçeklenmesi geç olmakla birlikte çiçekte kalma süresi orta seviyededir.Serin iklim kuşaklarında daha iyi verim alınır.Çiçekler beyaz renkli olup bitkinin orta kuvvette gelişmesi gözlenir.

Daha öncede belirttiğimiz gibi kivi; erkeği ve dişisi ayrı ayrı fidanlarda olan bir bitkidir. Bu sebeple bahçe hazırlanırken dişi fidanların yanında yeteri kadar erkek (tozlayıcı) fidan koyulması gerekir.Aynı zamanda erkek çeşit seçilirken iki çeşittin de dikiminin işi garantiye alacağı düşüncesiyle tavsiye edilmiştir.

Kivinin Faydaları

Dışı kahverengi içi yeşil. Küçük ama bir o  kadarda marifetli. Neden mi bahsediyorum. Tabiki kividen bahsediyoruz. Kivinin sağlık açısından pek çok yararı mevcut. A ve C vitaminleri ile potasyum açısından çok purchase cheap Sildenafil zengin bir meyve olan kivi, ayrıca kalsiyum, demir ve magnezyum gibi mineraller açısından da zengindir. Besleyici değeri yüksek bir besin olan kivinin bir tanesi ile günlük A ve C vitamini ihtiyacı karşılanabilmektedir.

Kivinin Faydaları: Lif açısından da zengin bir besin olan kivi bağırsakları çalıştırarak sindirimi kolaylaştırır ve kabızlığı önler. Vücudu ve bağışıklık sistemini güçlendirir. Nezle ve grip gibi soğuk algınlıklarına iyi gelir. Nefes açıcı etkisi ile astımlılara faydalıdır. Başta göğüs kanseri olmak üzere, kanser oluşumuna ve ilerlemesine karşı koruyucudur. Kan basıncını dengeler. Tansiyonu ve kandaki kolesterol oranını düşürür. Karaciğeri çalıştırır ve kanı temizler. Kansızlığa ve mide rahatsızlıklarına iyi gelir. Yaşlanmanın ciltteki belirtilerini azaltır

ÇOĞALTMA YÖNTEMLERİ:

 

Kivi çoğaltım çeşitleri;

odun çelikleri, yarı odunsu çelikler, yeşil çelikler, kök çelikleri ve doku kültürü gibi değişik yöntemlerle yapılmaktadır.Bu çoğaltım yöntemlerinden en çok çöğür aşılaması çelikle çoğaltım yöntemleri kullanılmaktadır.

Bölgemiz şartlarında tavsiye edilen ve verim bazında ele alındığında uygun görüleni çöğürle çoğaltımdır. Uygun olan çeşidi elde etmek için; buruno çeşidinden çöğürme yöntemiyle üretilen fidanlara haywart çeşittini aşılanarak elde edebiliriz. Bu bize Doğu Karadeniz şartlarındaki en verimli modeli oluşturur.

Tohumdan Çoğaltım Yöntemi

A) Çöğür Elde Edilmesi:

Kasım ayında tam olgunluğa erişmiş meyveler çöğür elde edilmesi için uygundur.Bu iş için genellikle Buruno çeşidi kullanılır. Çünkü yüksek köklenme karakterine sahip olması bu çeşidi cazip hale getirmektedir.
Olgun haldeki kivi meyvesi soyularak elle yada bir parçalayıcıyla pulp hale getirilir. İnce bir elekten geçirilerek meyve ile tohum birbirinden ayrılır. Elde edilen tohumlar oda sıcaklığında % 4-10 nem içerecek şekilde kurutulur. Kurutulmuş tohumlar kapalı bir kap içerisinde 4 C 0de bir yıldan fazla bir süre için saklanabilir.

Oda sıcaklığında kurutulmuş tohumlar hemen ekildiğinde dinlenme nedeni ile çimlenemezler.dinlenme olayını kırmak için 2-4 Cde en az iki hafta bekletilmelidir. Bundan başka sterilize edilmiş nemli kumda 1C0 iki hafta süreyle bekleterek katlama yapılması tohum kabuğu aşındırması ve gibberrelik asit uygulaması (GA ün 10 ppm’lik dozunda bir gece bekletmek) çimlendirmeyi artırabilir. Ancak çimlenme için gerekli süreyi kısaltmaz.

Dikilen tohumlar dinlenme süresinden sonra çimlenmeye başlarlar. Bu ekim işi Aralık- Ocak aylarında yapılması tavsiye edilmektedir.Tohumlar çimlendirme kasalarına ekilir. Çimlendirme kasalarını hazırlarken elenmiş çiftlik gübresi, dere kumu ve elenmiş toprak karışımı kullanılır. Tohumlar küçük olduğundan 3mm derine dikilir ve sulanır. Çimlenme 21 C0de 15-30 gün içinde olur. Sıcaklığa bağlı olarak çimlenme süresi artıp azalabilir.

Çimlenme kasasının sıcak ortamda bulunması çimlendirmeyi hızlandırır.Fidecikler iki yapraklı ve tutulabilir hale geldiğinde plastik torbalara alınırlar. Plastik torbalara da aynı çimlendirme kasalarında kullanılan maddeler koyularak hazırlanır.(dere kumu, elenmiş çiftlik gübresi, elenmiş toprak ) beli büyüklüğe gelen fideler aşı parseline alınır. Bir mevsim bakıma alınan bitkiler ertesi yılın ilkbaharında veya yaz başında aşı yapılmaya hazır vaziyete gelirler.

Aşılama ve Aşı Yöntemleri:

Kivi değişik aşı çeşitlerine uygunluk gösterir niteliktedir.Kalem veya göz aşıları bu tür içinde uygulanabilir.Kivide kalem aşılarından yarma aşı, kakma aşı ve dilcikli aşı kullanılabilir.Göz aşılarından,yongalı göz aşısı başarılı olarak uygulanabilmektedir.

Genel olarak aşı,canlı bitki dokularının iki parçasını kaynaştırmak ve uydurmaktır.

Kalem Aşısı:

Odunlaşmış iki kalemin anaca uygun zamanda,uygun şekilde birleştirilmesi işlemidir.bu uygulamada aşı kalemleri, iyi gelişme gösteren, hastalıksız, bol ve kaliteli ürün veren asmalardan alınmalıdır.Yaprak dökümünden sonra gözleri iyi oluşmuş ve iyi odunlaşmış yaşlı ürün çubuklarından aşı kalemleri alınır.alınan aşı kalemleri;olası su kaybını önlemek için uçları parafinlenerek , naylon torbalarda 0-4C‘de ev soğutucularında aşı zamanına kadar saklanır.Başka bir şekilde ise, aşı kalemlerinin nemli bir talaş, kum veya perlit içinde aşı zamanına kadar saklanmasıdır.

Kalem aşısı zamanı,yöreye ve iklim gidişine göre Şubat-Mart ayları arasıdır.Aşı zamanında anaçta özsu akışı olmamalıdır.Böyle bir durum varsa, özsuyu anaç dokuları arasına akarak, kaynaşmanın sıkı olmasını engeller ve aşı tutum oranını düşürür.Onun için ağlama kesildikten sonra aşılama yöntemine gidilmelidir.

A)Dilcikli aşı:

0.6-1.2cm çaplı; daha çok, küçük materyalin aşılanmasında kullanılır.Çabuk kaynayan ve başarı oranı yüksek bir aşı yöntemidir.Bu aşıda anaç ve kalem çaplarının eşit olmasına özen gösterilmelidir.Aşı kalemi genellikle iki gözlü hazırlanır.

B)Yarma aşı:

Daha çok çeşit değiştirmelerinde kullanılsa da çoğaltma amaçlı olarak da kullanılır.genellikle 2.5-10cm çapındaki az daha gelişmiş kalemlerde kullanılır.Yarma aşı, dinlenme mevsimi boyunca yapılabilse de;aktif büyüme başlamadan, anaç gözlerinin hemen hemen uyanmaya başladıkları erken ilkbaharda yapıldığında aşı yeri en iyi şekilde kaynar.

C)Kakma aşı:
 

 

Sürgün göz aşısı için gerekli aşı kalemleri, seçilmiş asmalardan kışın alınırlar.Alınan aşı kalemleri 0-4C‘de nemli ortamda aşı zamanına kadar saklanır.Aşılama zamanı, anacın toprağa yakın kısımlarında, iki boğum arasındaki düzgün bir yerden 2-3cm uzunlukta, 8-10mm genişlikte kabukla birlikte bir parça odun (yonga) kesilir.Kesimin bitiş yerinde dıştan içe doğru 45‘lik açı verilir.Aşı kalemlerinden göz, aynı irilikte yine yongalı olarak alınır ve anaçta açılan yuvaya yerleştirilir.Göz yerleştirilirken kabuk kısımlarının tam çakışmasına dikkat edilir.Eğer tam çakışma olmuyorsa bir kenarın çakışması da yeterli gelmektedir.Göz tam yerleştirildikten sonra gözün sürgün vereceği uç açıkta kalacak şekilde plastik bantla bağlanır.

Kısaca yapılışı şöyledir:

a)Kalemden yongalı gözün alınışını

b)Anaçta yuva açılması

c)Yongalı gözün anaca yerleştirilmesi

d)Gözün plastik bantla bağlanışı

Durgun yongalı göz aşısı için ;aşı gözleri, aynı yılın ilkbaharında sürmüş ve odunlaşmış sürgünlerden alınır.Gözler yaprak koltuklarında oluşmaktadır.Yapraklar, biraz yaprak sapı kalacak şekilde kesilirler.Sürgün göz aşısında olduğu gibi yongalı olarak kesilen gözler, anaçta açılan yuvaya yerleştirilip, yine sürgün aşısındaki gibi plastik bantla bağlanır.

Kaynaşma her iki aşı döneminde de hava durumuna göre 2-3 hafta içerisinde gerçekleşir.Kaynaşma gerçekleştikten sonra aşı bağları kesilmelidir.Eğer aşı bağları kesilmezse aşı yerinin boğumlanmasına neden olur.Yongalı göz aşısında da aşı tamamen kaynayıncaya kadar ancın tepesi aşı gözünün üstünden vurulmaz.Yongalı göz aşısı ilkbahar döneminde yapılmışsa anacın tepesi, aşı tam kaynadıktan sonra aşı gözünün üst tarafında 2-3 yaprak kalacak şekilde; eğer, sonbahar döneminde yapılmışsa anacın tepesi ilkbaharda gözün üstünden vurulur.Süren aşı gözleri 20-25cm olduğunda bir direğe veya aşı parselinde daha önce hazırlanmış tele bağlanarak düzgünce büyütülür.Bir yıl bakım yapıldıktan sonra fidan satışa sunulabilir.

Çelikle Çoğaltım Yöntemleri;

Uygun koşullar sağlandığında kivi bitkisinde çelikle de kaliteli çoğaltım sağlanabilir.Genellikle çelikle çoğaltımda yumuşak odun ve odun çelikleri kullanılmaktadır.Bu çelikler için uygun ortam ve köklenmeyi arttırıcı hormonlar kullanılması çoğaltım sisteminde başarıyı getirecektir.Çelik fidanları çoğaldıklarında kendi özelliklerini aynen taşıyan varyeteler oluşturduklarından soğuk iklim kuşakları için daha uygundur.Olası don zararından bitkinin toprak üstü aksamı kuruduğunda yeniden süren sürgünler, tekrar aşılamayı gerektirmeden rahatlıkla taçlandırma için kullanılabilirler.

Yarı odunsu çelikler:

En yaygın ve başarılı olarak kullanılan çoğaltım yöntemidir.Çelikler, iklime bağlı olarak Temmuz sonu Ağustos başında, aynı mevsimde sürmüş ve yarı odunlaşmış sürgünlerden, 20-25cm olacak şekilde alınırlar.Çeliklerin en üst yaprağının yarısı bırakılarak diğer yapraklar yaprak koltuğundaki yapraklar zedelenmeden dipten çıkarılır ve köklendirmeyi arttırmak için köklenmeyi uyarıcı hormona batırılırlar. Köklendirme hormonu olarak (İndol-3 Butirik asit -IBA) ve (Naftalen asetik asit-NAAkullanılmaktadır.

Kullanılacak hormon dozu konusunda çok değişik araştırmalar yapılmış ve IBA için hormon dozu olarak 4000-6000ppm,NAA için 1000-2000ppm’lik dozlar önerilmiştir.Ancak Giresun Fındık Araştırma Enstitüsünde Haywart,Bruno ve Matua çeşitlerinde yapılan çoğaltım çalışmalarında 2000ppm IBA dozunda ve perlit ortamda yıllara göre değişmekle birlikte

1 Comment

  1. MarionReot 10 Nisan 2016 at 20:15

    Where To Buy Plavix In Uk? Where Does Mylan Make Amlodipine . Viagra Not Working New Medications Aspirin Rheumatoid Arthritis Ibuprofen Buy Amoxicillin Online Overnight Milk Allergy And Ear Pain Propranolol FedEx Overnight Delivery Imitrex Injection Instruction Tylenol Midol Dosage Chart . What Causes Irregular Cholesterol Ciprofloxacin Dexamethasone Side Effects Prozac Electric Shocks Order Lasix Without Otc. Prograf Keflex Kraft Foods Hypertension 160 125 mg tab? diovan hct 80-12.5 mg tablet price. avapro 10 mg. avapro generic alternative. avapro 75 mg. generic irbesartan. Prilosec Children’s Dose .nn1

Leave a reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *